GIDA BANKACILIĞI HAKKINDA

23.09.2020
42
GIDA BANKACILIĞI HAKKINDA

Bir sosyal yardım olan Gıda bankacılığı, genel olarak işletmelerde bulunan gıda, yakacak, giyecek, temizlik gibi temel ihtiyaçlardan oluşan ürünlerde basım veya paketleme hatası olan, son kullanma tarihi yaklaşmış ya da ihraç fazlası olmaları nedeniyle değerlerini kaybetmiş ancak kullanıma uygun ve sağlığa zararı olmayan artık tüketiciler tarafından pek ilgi çekmeyen, kullanılmayan ürünlerin çeşitli yerlerdeki ihtiyaç sahibi insanlara ulaşması için işletmeler ile dernek ve vakıflar arasında bağ oluşturan bir organizasyonlar bütünüdür.

Gıda bankacılığı, 5179 sayılı kanunun 3. Maddesinde ‘ Bağışlanan veya üretim fazlası sağlığa uygun her türlü gıdayı tedarik eden, uygun şartlarda depolayan ve bu ürünleri doğrudan veya değişik yardım kuruluşları vasıtasıyla fakirlere ve doğal afetlerden etkilenenlere ulaştıran ve kar amacı gütmeyen dernek ve vakıfların oluşturduğu organizasyonlar’ olarak tanımlanmıştır.

Gıda bankacılığı sadece gıda yardımı değil, ihtiyaç sahibi, kendine bakacak ekonomik güçte olmayan ya da işsiz, bakıma muhtaç veya bir doğal afetten ötürü yaşam standartlarının kalitesi bozulan kişilere yardım etmeyi temel almaktadır.  Bu durumlar karşısında kalan, yardıma ihtiyacı olan ihtiyaç sahibi kişilerin yeniden aktif olarak sosyal hayata katılabilmeleri için her türlü yardımı sunmaya, ihtiyaçları olan maddi imkânları sağlamaya, potansiyel iş gücü olabilmeleri için gereken eğitimi vermeye ve bu süreçlerin içinde gereken her türlü maddi ve manevi yardımı sağlamaya yani kişileri her konuda destekleyerek hangi konuda ihtiyaçları var ise o konulara yönelerek hayatlarını en iyi şekilde idame etmeleri için gösterdiği faaliyetler bütünüdür.

Gıda bankacılığı ile sosyal devlet ilkesi gereğince devlet teşvikleriyle bir karşılık beklenmeden yapılan şartsız yardımlar aracılığı ile yardıma ihtiyacı olan insanların üzerine düşen yüklerin hafifletilmesi amaçlanmıştır. Karşılıklı bir yarar ilişkisi olacak bu ilişkide hem işletmeler artık tüketilip kullanılamayacak mallarını israf olmadan değerlendirebilecek aynı zamanda devletin sağladığı vergi teşviklerinden de yararlanabilecekler.  Kişiler ise ihtiyaçlarını bu sayede karşılayacak ve sosyal adalet sağlanmaya çalışarak israfında önüne geçilmeye çalışılacaktır.

Açlığın önlenmesi konusunda toplumun dikkatinin çekilmesi yönünde faaliyette bulunurken, açlık içindeki yoksulların ihtiyaç duyduğu sağlıklı gıdayı ücretsiz ulaştırmanın ilke olarak benimsendiği gıda bankacılığında, tüzüğünde veya senedinde “gıda bankacılığı yapabilir” ibaresi bulunan vakıf ve dernekler gıda bankası kurabilir ve işletebilmektedirler. Derneğin kamuya yararlı bir dernek, vakıfların vergi muafiyetine sahip bir vakıf olarak belirlenmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Bağışı kabul edecek dernek veya vakfın tüzüğünde veya senedinde ihtiyacı bulunanlara gıda, temizlik, giyecek ve yakacak yardımı yapabilmesine ilişkin hükümlerin bulunması yeterli olacaktır. Ayrıca dernek veya vakfın faaliyet alanının farklı olmasının da bir önemi yoktur. Örneğin eğitim alanında faaliyet gösteren bir dernek eğer tüzüğünde gıda bankacığına ilişkin düzenlemeler varsa gıda bankacılığı yapabilmektedir. Bununla birlikte 2005 senesinde kabul edilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesinde belediyelerin görev ve sorumlulukları arasında gıda bankacılığı yapabilecekleri ifade edilmektedir.

Öte yandan, gıda bankacılığına ilişkin gıda bankacılığı yapacak STK’nın sahip olması gereken teknik kapasiteden fiziksel şartlara kadar hemen hemen her detay gıda bankacılığının temel esaslarında belirtilmiştir. Bu esaslara göre ürünlerin dağıtılacağı ihtiyaç sahibi kişi veya ailelerin listelerinin STK’nın oluşturacağı bilgi bankasında yer alması gerekmekte ve dağıtım sırasında kişilerin onurunun zedelenmesine sebep olacak şekilde teşhir edilmesinin önleminin alınması gerekmektedir. Özellikle son kullanma tarihi geçmiş, insan sağlığına zararlı ve standartlara uygun olmayan ürünlerin dağıtılamayacağı da gıda bankacılığına ilişkin esaslarda açık ve net bir şekilde belirtilmiştir