GIDA BANKACILIĞI BİLGİ SİSTEMİ

13.10.2020
20
GIDA BANKACILIĞI BİLGİ SİSTEMİ

Gıda Bankacılığı Bilgi Sistemi ; zamanla devletlerin sosyal hayata müdahale araçlarının değişmesi, sivil toplum kuruluşlarının güçlenerek etkinleşmesi sonucunu doğurmuştur. Dernek veya vakıf şeklinde örgütlenerek faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları gerek dünyada gerekse Türkiye’de sosyal politika üretme konusunda önemli bir yere sahiptir. Devletin gücünün, zamanının ve örgütlenmesinin yetmediği yerde, sivil toplum kuruluşları işlevlerini hem daha özerk, hem daha etkili hem de daha kapsamlı bir şekilde yerine getirebilmektedirler.

Geleneksel olarak sosyal politika uygulamaları her koşulda kamu gücü çerçevesinde gerçekleşir. Diğer bir anlatımla sosyal politikadan anlaşılan sosyal meseleye kamu müdahalesidir. Yeni dönem sosyal politika uygulamaları ise artık sadece devletin üstlendiği bir husus olmaktan uzaklaşmakta, uygulamaların kâr sağlayıcı yüzü ön plana çıkarılarak girişimcilerle devletin ortak paydada buluştuğu bir noktaya ulaşma hedeflenmektedir. Dernek  ve vakıflar hem geleneksel sosyal politika aracı hem de kapitalist dünyanın yeniden keşfettiği kârlı kuruluşlar olarak bu sistemin uygulanmasında sosyal politikanın en gözde kurumlarından biri haline gelmiştir. Vergi muafiyetleri, tanınırlık (reklam), sosyal sorumluluk gibi birçok hususu tek bir yapıda birleştirebilmenin neredeyse tek yolu bu kuruluşlardan geçmektedir. Örneğin ilimizde bulunan Sakarya Hayırsevenler Derneği, İlgi Otizm Derneği, Hacettepe Onkoloji Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Kanserli Çocuklara Yardım Derneği, Kadın Haklarını Koruma Derneği, Türk Eğitim Derneği, Türk Kanser Derneği ve daha sayılabilecek bir çok dernek kamu yararına çalışan, finansal desteğini kamudan alan, toplum yararını gözeten ve bir çok kamu kuruluşundan daha güçlü bir etkileşime sahip olan  sivil örgütlenmelerdir.

Sivil toplum kuruluşlarının (STK’ların), tarih içinde, özellikle sosyal yardım ve sosyal hizmetler alanında büyük bir rol üstlendikleri bilinmektedir. Ne var ki, toplumların giderek gelişmesi, sanayileşmenin doğuşu, kentleşmenin genişlemesi, yeni sınıfların ortaya çıkışı (işçi– işveren) ve sosyal sorunların giderek sivil toplum kuruluşlarının içinden çıkamayacağı kadar artması, bu alana büyük ve güçlü bir kurum olarak devletin müdahale etmesini doğurmuştur.

Devlet, 20. yüzyıl boyunca, özellikle gelişmiş ülkelerde STK’lara çok fazla ihtiyaç bırakmamış, toplumsal refahı en etkin şekilde sağlamıştır. Ancak, uzun zaman boyunca tek başına toplumsal refah sağlayan devletin bu işlevi, küreselleşmenin ortaya çıkışı ile  zayıflama sürecine girmiştir. Bu bağlamda, “refah karması” olarak adlandırılan diğer bazı kurumlar (sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve dini kurumlar) toplumsal refah sağlamada devlete yardımcı olmaya başlamıştır. Böylece, sivil toplum kuruluşları, özellikle toplumsal refahın sağlanmasında, bir yöntem olarak tekrar ilgi görmeye başlamış; merkezi idare, yerel yönetimler ve STK’lar arasında yeni bir rol dağılımı ortaya çıkmıştır.

STK’lar, esnek yapıları ve yüksek verimlilikleri ile 1980’lerden itibaren, özellikle ileri Batı ülkelerinde, devletin refah hizmetleri yanında kendisine gitgide artan bir şekilde alan açmıştır. Bu gibi olumlu özellikleri nedeniyle, devletlerin, STK’lar ile ileri düzeyde işbirliği yaptığı gözlenmiştir.

Ülkemizde de, sivil toplum örgütlerinin gelişimine göz atıldığında, demokratik sistemin önemli öğelerinden olan bu kuruluşların, tarihten bugüne toplumun gelişiminde önemli roller üstlendiği görülmektedir. Özellikle çeşitli sosyal hizmet alanlarında faaliyette olan bu sivil toplum örgütlerinin gönüllülük esasına dayalı olarak faaliyette bulunduğu, günümüzde en yaygın şekliyle dernek ve vakıf adı altında faaliyetlerini yürüttüğü, toplum için çok yararlı çalışmalarda bulunduğu bilinmektedir.

Devletin kendisi hizmet üretmek yerine, hizmetlerin gerçekleştirilmesinde bu kesimlere finansal destek sağlamayı ve hizmetlerin düzenlenmesinden sorumlu olmayı yöntem olarak benimsemesi STK’lara ve beraberinde çalıştığı dernek ve vakıflara da büyük yükler yüklemektedir. Asıl mesele koordineli bir şekilde çalışmaktan geçer. Buradaki koordineli çalışmaktan kasıt şudur; ihtiyaç sahibi vatandaşların tespiti, incelenmesi, teyidi, ihtiyaç sahibi kişilere edilecek yardımların, kurum ve kuruluşların ve bağışların düzenli bir şekilde belirlenmesi ve arada köprü görevi gören sivil toplum kuruluşlarının dengeli bir şekilde çalışmasıdır.

Toplumun refahı, ihtiyaç sahibi vatandaşların iyilik halleri, bağışçıların güvenilir yardım taleplerini yerine getirmek üzere kurulan Gıda Bankacılığı Derneği olarak bizler bu dengenin profesyonel olarak oluşturulmasının hem bizler için hem ihtiyaç sahipleri için hem de finansal anlamda destek sağlayacak kişi ve kurumlar için önemini vurgulamak istiyoruz. Sistemsel bir şekilde çalışmanın verimliliği yükselteceği, bu yükselişinde, ihtiyaç sahibi kişilerin doğru tespitinin sağlanmasıyla eşleştiği takdirde adil bir dağılım olacağı amaç, sonuç ilişkisinin daha sağlıklı kurulacağı kanaatindeyiz.

Ne yazık ki yaşam hepimize benzer şanslar sunmuyor. Bazılarımız İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin en temel vurgularından olan yaşama hakkını kullanmak, yani hayatta kalmak için en temel ihtiyaçlarına ulaşmakta dahi zorluk çekiyor. Gıda Bankacılığı Derneği olarak bizler, sizlerin de katkılarıyla dezavantajlı kesimlere sistemli gıda ve temel ihtiyaç yardımında bulunmak için örgütlenme gayesini taşıyoruz.

Burada önemli olan arada köprü görevini gören kuruluşların birbirleriyle koordineli, etkileşimli ve sistemli bir şekilde çalışmasıdır. Bunun da Gıda Bankacılığı Bilgi Sistemini oluşturarak olacağı yönünde kanaat sahibiyiz. Şunu biliyoruz ki, tüm dezavantajlı kesimin varlığından haberdar olmak, bilincinde olmak, onların temel ihtiyaçlarının tamamını karşılayabilecek güce sahip olmak yine de toplum refahını beraberinde getirmiyor ne yazık ki. Stk ların birbiriyle ortak bir platformda buluşarak kuracağı bilgi ağı sistemiyle (Gıda Bankacılığı Bilgi Sistemi) , bir nebze olsun refah seviyesinde artış görülecektir.

Dünya Yardım Vakfı’nın yaptığı bir araştırmaya göre de; günümüzde 1 milyar insan aç yatıyor. 1,5 milyar insan sağlıklı içme suyundan mahrum kalıyor. 2,4 milyar insan sağlık hizmetlerinden yoksun, yeterli hizmet alamıyor. Her 6 saniyede bir çocuk açlık ve ilaçsızlık nedeniyle ölüyor. İnsanlık dünyasının yüzde 1’lik kısmı büyük zenginliğini kendi elinde stoklarken diğerleri ise karın tokluğuna, açlık pahasına hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Bu acı rakamlar bizlere şunu gösteriyor, sorun; adil olmayan dağılım ve bu dağılımı eşitlemeye gücü yetmeyen kamu ve sivil örgütlenmeler.

Gıda Bankacılığı Derneği olarak bizler sistemli bir şekilde çalışarak toplum kaynaklarını harekete geçirmeyi, gelir eşitsizliklerini minimum, toplum refahını maximum seviyeye ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu konuda da gerek kamu gerekse tüzel kişilerin desteklerinin payının yadsınamayacağını belirtmek istiyoruz. Kabaca bir tabirle yardımda bulunmak isteyen kişi ve kurumların, yardıma muhtaç kişilere sistemsel bir şekilde ulaşması için gıda bankalarının düzenli ve koordineli bir şekilde çalışarak aradaki köprü görevini layığıyla yerine getirebileceğinin bilincindeyiz. Kamudan bağımsız bir şekilde, sadece vergi mükellefiyeti karı ile toplumun dezavantajlı kesiminin temel ihtiyaçlarını maximum seviyede karşılayabilmek üzere çıktığımız bu yolda, gerek STK’lar ile, gerek yerel yönetimler ile gerekse aynı amaç doğrultusunda çalıştığımız dernek ve vakıflar ile işbirliği içerisinde yol almanın artılarını yüksek oranda göreceğimizi biliyoruz.

Bir taraftan israfı önleyerek, gezegenin önemli sorunlarından birine çözüm olmaya çalışırken; diğer taraftan insanların temel ihtiyaçlarına adil ve eşit şekilde ulaşabilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Ve bu yolda Gıda Bankacılığı Derneği’nin sistemsel bir şekilde ilerlemesi ve daha çok kişinin hayatına olumlu katkılarımızın ulaşabilmesi için sizlerin de desteğini aramızda görmek istiyoruz. Yeni dönemde gıda bankacılığının açlık ve yoksullukla mücadelede yerinin önemini sizlerle birlikte tecrübe etmek ve sistemli bir şekilde çok daha fazla ihtiyaç sahibi kişiye ulaştırmayı istiyoruz. Bu sebeple gelin Gıda Bankacılığı Bilgi Sistemini, hep birlikte hayata geçirelim. Daha iyi yarınlar için, bugün Gıda Bankacılığı Sistemi havuzunu gelin birlikte oluşturalım .